İçeriğe geç
Mealleri karşılaştır

75. sure · Mekkî · 40 ayet · İniş sırası 31

Kıyâme Suresi

القيامة

Meal: Diyanet Vakfı Kuran Meali, Diyanet Vakfı Kuranı Kerim Meali, 2000

  1. بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِيَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ

    Kıyamet gününe yemin ederim.

  2. وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ

    (Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).

  3. أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَـٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ

    İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?

  4. بَلَىٰ قَـٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ

    Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.

  5. بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَـٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ

    Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.

  6. يَسْـَٔلُ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلْقِيَـٰمَةِ

    “O kıyamet günü ne zaman?” diye sorar.

  7. فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ

    (7-10. ayetler birlikte) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.

  8. وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ

    (7-10. ayetler birlikte) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.

  9. وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ

    (7-10. ayetler birlikte) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.

  10. يَقُولُ ٱلْإِنسَـٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ

    (7-10. ayetler birlikte) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.

  11. كَلَّا لَا وَزَرَ

    Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.

  12. إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ

    O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

  13. يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَـٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ

    O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.

  14. بَلِ ٱلْإِنسَـٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌ

    (14-15. ayetler birlikte) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

  15. وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ

    (14-15. ayetler birlikte) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

  16. لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ

    (Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

  17. إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ

    Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

  18. فَإِذَا قَرَأْنَـٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ

    O hâlde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

  19. ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ

    Sonra onu açıklamak da bize aittir.

  20. كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ

    (20-21. ayetler birlikte) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

  21. وَتَذَرُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ

    (20-21. ayetler birlikte) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

  22. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاضِرَةٌ

    O gün birtakım yüzler aydındır.

  23. إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌ

    Rablerine bakarlar.

  24. وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍۭ بَاسِرَةٌ

    O gün birtakım yüzler de asıktır.

  25. تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌ

    Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

  26. كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ

    (26-30. ayetler birlikte) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

  27. وَقِيلَ مَنْ ۜ رَاقٍ

    (26-30. ayetler birlikte) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

  28. وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلْفِرَاقُ

    (26-30. ayetler birlikte) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

  29. وَٱلْتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ

    (26-30. ayetler birlikte) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

  30. إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ

    (26-30. ayetler birlikte) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

  31. فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ

    O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.

  32. وَلَـٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

    Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.

  33. ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ

    Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.

  34. أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰ

    (34-35. ayetler birlikte) “Bu azap sana lâyıktır, lâyık! Evet, lâyıktır sana, lâyık!” denecektir.

  35. ثُمَّ أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰٓ

    (34-35. ayetler birlikte) “Bu azap sana lâyıktır, lâyık! Evet, lâyıktır sana, lâyık!” denecektir.

  36. أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَـٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى

    İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.

  37. أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِىٍّ يُمْنَىٰ

    O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi?

  38. ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ

    Sonra bu, bir “alaka” oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.

  39. فَجَعَلَ مِنْهُ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ

    Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti.

  40. أَلَيْسَ ذَٰلِكَ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحْـِۧىَ ٱلْمَوْتَىٰ

    Şimdi, bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?