İçeriğe geç
Mealleri karşılaştır

87. sure · Mekkî · 19 ayet · İniş sırası 8

A'lâ Suresi

الأعلى

Meal: Diyanet Vakfı Kuran Meali, Diyanet Vakfı Kuranı Kerim Meali, 2000

  1. بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى

    Yüce Rabbinin adını tespih et.

  2. ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ

    O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır.

  3. وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ

    O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.

  4. وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ

    (4-5. ayetler birlikte) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.

  5. فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ

    (4-5. ayetler birlikte) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.

  6. سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ

    Sana Kur’an’ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.

  7. إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ

    Ancak Allah’ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.

  8. وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ

    Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.

  9. فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ

    O hâlde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.

  10. سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ

    Allah’a karşı derin saygı duyarak O’ndan korkan öğüt alacaktır.

  11. وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى

    (11-12. ayetler birlikte) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır.

  12. ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ

    (11-12. ayetler birlikte) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır.

  13. ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ

    Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.

  14. قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ

    (14-15. ayetler birlikte) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.

  15. وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ

    (14-15. ayetler birlikte) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.

  16. بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

    Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

  17. وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ

    Oysa âhiret, daha hayırlı ve süreklidir.

  18. إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ

    (18-19. ayetler birlikte) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ’nın sayfalarında da vardır.

  19. صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ

    (18-19. ayetler birlikte) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ’nın sayfalarında da vardır.